Avusturya’dan Ukrayna’nın AB adaylığına veto

Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg 14. Avrupa Medya Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Ukrayna’nın haziran ayında Avrupa Birliği (AB) aday statüsü almaması gerektiğini söyledi. Bakan, NATO üyesi olmayan ülkesinin tarafsızlığa olan bağlılığını, ulusun “kendini tanımlamasının” kilit bir unsuru olduğunu belirterek vurguladı. Ukrayna’nın AB üyeliği adaylığı başvurusunu Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi ve İstanbul Politikalar Merkezi Akademik İlişkiler Koordinatörü Prof. Dr. Senem Aydın-Düzgit Cumhuriyet’e değerlendirdi. AB çalışmaları alanında uzman Dr. Aydın-Düzgit, savaşta olan Ukrayna’nın olası üyeliğinin “pek gerçekçi” olmadığını belirtti.

Avusturya’nın Batı Balkan ülkelerinin AB adaylığı sebebiyle Birlik’in genişlemesine ilişkin çekimser tavrına yönelik konuşan Aydın-Düzgit, “Avusturya, her ne kadar Batı Balkanlar’ın mevcut üyelik sürecine itiraz etmese de müzakare süreci çok yavaş işliyor. AB’nin genişleme politikası biraz sözde kalmış oluyor. Viyana, zaten genişlemeye çok olumlu bakan bir ülke değil, bunu Türkiye örneğinde de gördük. Türkiye’nin üyeliğine başından beri çok soğuk durdu. Türkiye’nin üyeliğine ‘kültürel gerekçeler’ ile karşı gelen Avusturya, nispeten bazı çevrelerce ‘daha Avrupalı’ olduğu ileri sürülen Ukrayna konusunda da çekinceli yaklaşıyor. AB’nin potansiyel ülkeleri ‘hazmetme kapasitesi’ vurgulanarak mali ve idari yükler ile kimlik temelli itirazlar nedeniyle karşı AB’nin genişlemesine karşı çıkılıyor” dedi.

“PEK GERÇEKÇİ DEĞİL”

Aydın-Düzgit, Ukrayna’nın üyelik başvurusuna ilişkin “Sadece Ukrayna tam üyelik başvurusu yapmadı, aynı zamanda Gürcistan ve Moldova da tam üyelik başvurusunda bulundu. Çünkü bu ülkeler, anlaşılabilir sebeplerden dolayı Rusya’dan tehdit altında hissediyorlar. NATO üyeliği hâlâ tartışılıyor ama AB üyeliği, Rusya’nın da tolere edebileceği ve Ukrayna’nın kendini güvende hissetmesine olanak tanıyan bir model olarak düşünülüyor. AB ülkeleri, prensipte başvuruyu kabul edebilir; asıl sorun, ‘bu başvurular, tam üyeliğe dönüşebilecek mi’. Savaşta olan bir ülkenin üyeliğe alınması pek gerçekçi gelmiyor” yorumunda bulundu.

“AB’YE MASRAFI OLUR”

Savaşın olduğu ve Rusya’nın olası tehditlerinin gündemde olduğu bir dönemde üyelik hedefinin ‘on yıllar’ alabileceğini aktaran Aydın-Düzgit, “Almanya’da, Fransa’da ve hatta başka ülkelerde de ‘tam üyelik’ sorgulanabilir çünkü bunun halka anlatılması gerekiyor ve AB’ye bunun bir masrafı olacaktır. O nedenle ne Ukrayna’nın ne Moldova’nın ne de Gürcistan’ın yakın dönemde üyeliğinin mümkün olacağını sanmıyorum, çok uzun vadede ‘belki’ diyorum. Ancak AB gündeminde, ara dönem içinde yeni formüller ile bu ülkelerle işbirliğini artırmak için fikir arayışları sürüyor” değerlendirmesini yaptı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.