‘Bilinçaltı temizliği’: Freud’a haksızlık

‘Kuantum’ ve’bilinçaltı’ seminerleri ile binlerce lira kazanan Eylem Amine Altunkaynak’ın lüks yaşamı ve verdiği seminerler sosyal medyada sık sık gündem oluyor.

Eylem Amine Altunkaynak

60 binden fazla takipçisi olan Altunkaynak kendisini ‘NLP (Nörolinguistik Programlama) Uzmanı’, ‘Bilinçaltı Eğitmeni’ ve yazar olarak tanıtıyor. Seminerleri ve ‘eğitim paketleri’ bulunan Altunkaynak’ın paket ücretleri bin 290 liradan başlayıp, 57 bin liraya kadar çıkıyor.

Sosyal medyada çektiği videoları da paylaşan Altunkaynak, yüzünü göstermiyor ancak Instagram’da ‘gelisim_devam_ediyor’ isimli hesap üzerinden milyonlarca lira değerindeki arabası ile sık sık paylaşım yapıyor.

Paylaşımları binlerce beğeni alan Altunkaynak’ın bir de web sitesi bulunuyor. Burada katılımcıların fotoğrafları ve yorumları yer alıyor ancak, Altunkaynak kendisinin aksine katılımcıların yüzünü açık bir şekilde gösteriyor.

PSİKOLOJİ YA DA TIP EĞİTİMİ YOK

Web sitesinde belirtildiğine göre Altunkaynak, “Bursa Uludağ Üniversitesi” ve “Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü” mezunu. Psikoloji ya da tıp eğitimi aldığına dair belge sunamayan Altunkaynak, “üniversite yıllarında psikoloji, insan davranışları ve kişisel gelişim alanlarına merak sardığını, bu nedenle araştırmalar yaptığını” anlatıyor.

İnternetteki bilgilere göre, Altunkaynak 2 bin 500’ün üzerinde eğitmen yetiştirmiş. Radyolarda kişisel gelişim programları sunduğunu da söyleyen Altunkaynak’a kendisine gelen çeşitli tepkileri sorduk ancak cevap alamadık.

Altunkaynak 57 bin liraya kadar varan paket seanslar satarken, psikoloji alanında eğitim görmüş bilim insanlarından alacağınız tek seanslık danışmanlık ücreti ise 300 ile 600 lira arasında değişiyor.

Peki internette yüzlercesine rastladığımız ‘bilinç altı temizliği’, ‘NLP ile terapi’ seansları düzenleyen bu kişiler nasıl bu kadar rahat ve bu kadar yüksek miktarlarda para kazanıyor? Uzmanlar bu konuda yasal boşluk olduğunu ifade ederken seansların tehlikeli olabilecek sonuçlarına dikkat çekiyor.

‘YASAL BOŞLUK VAR’

Uzman Klinik Psikolog Hebun Mizgin Geceyatmaz, konu ile ilgili yaptığı açıklamada ruh sağlığı uzmanlarının mücadelesini en çok verdiği konunun bu olduğuna dikkat çekiyor.

Geceyatmaz, “Ne yazık ki lisansı psikoloji olmayan, psikoterapi yetkinliği olmayan, hatta standart bir ücret tarifesi bulunmayan kişiler tarafından ülkemizdeki yasal boşluk kullanılıyor ve hiç bilimsel olmayan yöntemlerle de ruh sağlığı alanı suistimal ediliyor. Psikolog meslek yasasının ülkemizde hâlâ bulunmuyor oluşu, ne yazık ki bu tarz problemleri beraberinde getiriyor. Bilimsellikten uzak bu konular kişilerde geri dönüşü zor hasarlara yol açıyor ve üzerlerinde tehlikeli sonuçları oluyor’’ ifadelerini kullanıyor.

Uzman Klinik Psikolog Hebun Mizgin Geceyatmaz.


‘KİŞİSEL GELİŞİM ADI ALTINDA YAPILANLAR BİLİMSELLİKTEN UZAK’

Ruh sağlığının hata kabul etmeyen bir alan olduğunun altını çizen Geceyatmaz, “Lisans eğitimi alıyorsunuz üzerine klinik alanda uzmanlığınızı alıyorsunuz, doktora yapıyorsunuz, tüm bunlarla birlikte de bilimsel olarak literatürde kabul görmüş ekollerin ya da testlerin eğitimlerini alarak sertifikalandırılıyorsunuz. Yani bu şekilde bitmeyen bir süreç. Hatta yurt dışı kaynaklarla da kendinizi güncel tutmanız gerekiyor. O yüzden ‘kişisel gelişim’ adı altında yapılanlar bilimsellikten uzak şeyler. Bunların hiçbir psikolojik danışma ya da psikoterapi alanında yeri yok’’ diyor.

Bu tarz eğitimlerde psikolog olma şartı da aranmadığına ve asıl tehlikenin de bu olduğuna dikkat çeken Geceyatmaz, “Bu yapılanların psikoloji için yararlı olduğu bilimsel açıdan kanıtlanmış, desteklenmiş olsaydı, ruh sağlığı uzmanlarına ya da hekimlere lisans eğitimlerinde zaten üniversiteler tarafından bu eğitim mutlaka verilirdi” diyerek uyarıyor.

Geceyatmaz, “Tek seansta depresyondan kurtulun”, “3 seansta bilinç altınızı temizliyoruz, siliyoruz”, “Bu yöntemlerle hayatınız mükemmele yakın olacak” gibi ifadelerin gerçek olmadığını belirterek, “Böyle bir şey yok. NLP ise eğitim hayatında hiç denk gelmediğim bir kavram. Tartışmalı da bir şey zaten. Bilimsel geçerliliğinin olmadığını böylelikle söyleyebilirim” diye belirtiyor.

Medyada yer alan kurgulara da dikkat çeken Geceyatmaz, “Son dönemde dizilerde de psikolog kurgularının mucize sonuçlar yaratması, sihirli değnek değdirircesine muhteşem sorun çözücüler olarak görünmesi de toplumda bunun doğru olduğuna dair bir algı yaratıyor” şeklinde eleştirisini dile getiriyor.

‘FREUD’A BÜYÜK HAKSIZLIK’

Geceyatmaz, “Psikoterapist sizi hiçbir zaman yönlendirmez ya da akıl vermez. Bu bir ip ucu olsun okurlara. Karşınızdaki psikolog bile olsa, hayatınıza müdahale etme lüksüne sahip değil. Psikolog, terapi sürecinde, kişinin duygu, düşünce ve davranışlarına ayna tutar. Farklı bakış açılarından bakmasına yardımcı olur ve farkındalık oluşturmasını sağlar. Oluşabilecek sorunları fark edip doğru yönlendirmeleri de yapar ve bu çok önemlidir. Bir sihirli değnek var ve o sihirli değnek gelip bilinç altını siliyor, şöyle bir parlatıyor ve siliyor! Yani senelerce emek verip 19’uncu yüzyılda kuramını ortaya koyan Freud’a büyük haksızlık bu. Bilinç altı ile ilgili bir sürece girmek istiyorsanız lütfen psikoanalitik ekolle çalışan bir psikoterapiste gittiğinize emin olun. Ancak bu şekilde fayda sağlayabilirsiniz’’ diyor.

Psikoterapi almak isteyen kişilerin iyi araştırma yapmaları gerektiğine dikkat çeken Hebun Mizgin Geceyatmaz, “Gittikleri kişilere mutlaka lisans diploması ve uzmanlık alanlarını sorun. Ben özellikle kendi adıma bana bu sorulduğunda bir farkındalık oluştuğunu görüyor ve mutlu oluyorum’’ uyarısıyla sözlerini sonlandırıyor.

‘BU KİŞİLER NASIL ELİNİ KOLU SALLAYARAK ALAN İHLALİ GERÇEKLEŞTİRİYOR?’

Psikolog Hande Nur Akın ise psikolojiye olan ilginin artmasıyla bunu ticari bir kaynağa çevirmeye çalışan bir kesimin ortaya çıktığı söylüyor ve soruyor: “Bu kişiler nasıl rahat rahat bunu yapabiliyor, nasıl elini kolunu sallayarak alan ihlalini gerçekleştiriyor?”

Psikolog Hande Nur Akın.

Akın da psikologların bir meslek yasası olmadığına dikkat çekiyor, ‘’Biz psikologların bağlı olduğu bir oda olmadığı için, bir meslek yasamız olmadığı için de canı isteyen kişi bu alana saldırı yapabiliyor” diyor.

Akın, ‘’Uzmanların ve devlet yetkililerinin bu konuya artık el atmasını, bizleri koruması istiyoruz. Devlet hastanelerinde, aile sosyal politikalarına bağlı kurumlarda var olan psikologların, meslek yasasının olmaması artık kabul edilebilir bir durum değil’’ diyor.

‘KESİNLİKLE BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ DİYE BİR ŞEY YOK’

Kişilerin alandaki boşluktan faydalanarak böyle işlere kalkıştığının altını çizen Akın, sosyal medyada olan Eylem Amine Altunkaynak olayı ile ilgili şunları söylüyor: “Şu an gündemde var olan Altunkaynak konusuna bakarsak, burada bir terapi yaptığını, bilinçaltı temizliği yaptığını, insanları travmalarından kurtardığını iddia ediyor ve çok fazla da sükse yapmış durumda. İnsanlar tarafından çok fazla değer görüyor. Terapi demek kişinin kendi geçmişine doğru bir yolculuğa çıkması olarak isimlendirilebilir. Bu yolculukta terapistin görevi, travmalarla yüzleşirken bunlarla nasıl başa çıkacağına ilişkin mekanizmalar ürettiğini öğrenmesine yardımcı olmaktır. Yani terapide, terapist de danışan da aktif rol oynar. Ama birçok kişi kendisi bir şey yapmak istemiyor, kendisi süreçte emek vermek istemiyor. O yüzden de bu düzenbazların ve sahtekârların ortaya çıkarttığı ‘bilinç altınızı temizliyoruz’, ‘ben yaşam koçuyum yaşamınızı düzenleyeceğim’ gibi söylemler daha rahatlatıcı geliyor” ifadelerini kullanıyor.

Akın, “Bilim insanları olarak biz kendi reklamlarımızı yapmıyoruz, bilim insanıyız ve işimizi icra ediyoruz. Ama bir ‘NLP uzman’ı, ‘yaşam koçu’ olduğunu ya da ‘kuantum yaptığını’ iddia eden kişiler bunu ticari amaçla yaptığı için reklama çok önem veriyor. Ve burada algıda seçicilik başlıyor. Kişi bu vaade inanmak istiyor. Gecelerce düşünüp içinden çıkamadığı konulardan birisinin onu kurtarmasını istiyor. Aslında kurtarıcı arıyor. Bundan dolayı da buraya rağbet başlıyor’’ diyor.

“Kesinlikle bilinçaltı temizliği diye bir şey yok’’ diyen Akın, “Bilişinizin altına attığınızı nasıl unutup temizleyeceksiniz, bu mümkün olabilir mi?’’ diyerek eleştirisini ortaya koyuyor.

‘BİRKAÇ YAZI OKUYAN KENDİNİ UZMAN ATFETTİ’

Terapinin sadece psikoloji lisansı mezunu olan kişiler tarafından gerçekleştirilebileceğine vurgu yapan Akın, “Birkaç yazı okuyan, birkaç kitap okuyan, birkaç eğitime katılan kişiler kendilerini ‘uzman’ addettiler ve bu çalışmalar başladı. Halkın bilinçlenip bu kişilere prim vermemesi gerekmektedir. Bizler bilim insanları olarak bu durumu esefle kınıyoruz. Ayrıca dini duygularında buraya alet etmesi gerçekten kabul edilebilir bir şey değil’’ diyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.