Türkiye’ye 2021 tavsiyesi

OECD, Türkiye 2021 Raporunun sonuç bölümünde, ekonomi yönetimine ilişkin kurumsal modernizasyon tavsiyesi yapılırken, siyasi erke de ‘hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığını tesis edin’ uyarısında bulundu.

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) – Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından hazırlanan ‘OECD Ekonomi Araştırmaları: Türkiye 2021’ raporuna göre, Türkiye’nin makroekonomik göstergelerde yıllar içerisindeki performansı ve OECD’nin gelecek senelere yönelik tahminleri yer aldı. Raporun sonuç kısmında, ekonomi yönetimine ilişkin kurumsal modernizasyon tavsiyesi yapılırken, siyasi erke de ‘hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığını   tesis edin’ telkininde bulunuldu.

OECD’nin 122 sayfada oluşan Türkiye ekonomi araştırma raporunun tavsiye bölümünde, kamu kurumlarının kalitesinin artırılması, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi, yargının itibarı ve bağımsızlığına özel ilgi gösterilmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesine önem verilmesi istendi.

Raporda Kovid-19 salgının Türkiye’deki kamu sağlığını, toplumsal hayatı ve ekonomik gelişmeleri bölge ülkelerine görece geç ancak aynı sertlikte etkilediğinin altı çizildi. Ekonomi yönetimine makroekonomik istikrarı sağlamaya yönelik yeni adımlar tavsiye edilen raporda,    Türkiye’de ekonomik istikrarının sağlanması için sıkıntıdaki hane halkları kadar firmalar için de özel desteklerin ve yapısal reformlarla sağlanacak yeni bir atılımın önemine dikkat çekildi.

OECD raporunda, yüksek kredi teşviklerinin iç talebe desteği ve ihracatçıların dış piyasalarda pazar payı kazanmaları sayesinde Türkiye’nin 2020 yılını OECD ülkeleri içerisinde az rastlanacak şekilde pozitif büyüme ile kapayabileceği belirtildi.

OECD, salgının 1. dalgasının ardından birikmiş olan hane halkı ve şirket borçlarının yükü dolayısıyla ekonominin zayıf bir yol izleyeceğini öngörürken, makroekonomik döngü açısından özellikle üç noktanın üzerinde durdu.

OECD’NİN TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ GÖRDÜĞÜ TAVSİYELERİ

OECD önemli gördüğü tavsiyeleri; salgınına karşı sosyal ve ekonomik destekler, sürdürülebilir bir toparlanma için makroekonomik politikalar, kurumsal modernizasyon ve yeşil büyüme, iş kalitesinin arttırılması ve iş dünyasının potansiyelinin açığa çıkarılması olarak beş başlıkta toplandı.

Raporda ilk olarak salgın döneminde hane halkına yapılan destek ile kamu kredi ve teşvikleri irdelendi. Salgın döneminde uygulanan politikaların kısa vadede mali faturasının düşük tutulmasına rağmen fiyat istikrarı ve dış denge üzerinde baskının artığına dikkat çekildi.

Raporda üzerinde durulan ikinci nokta ise Merkez Bankası’nın bağımsızlığı oldu. Bu kapsamda, Merkez Bankası’nın bağımsızlığını yeniden ortaya çıkarması için yeni tedbirleri alınmasını ve dış rezerv pozisyonu için yerli ve yabancı yatırımcıların bilgi ihtiyaçlarına cevap verecek bir iletişim sisteminin kurulması önerildi.

Makroekonomik döngü açısından raporda üzerinde durulan bir üçüncü başlık ise, finans ve bankacılık sektörüne dair.  Bu çerçevede özel sektör borçlarının diğer OECD ülkelerine göre daha fazla olduğuna dikkat çekilerek, kamu mali kurumlarının finansal aracılığının şeffaflık adına olumsuz bir adım olarak nitelendirildi. Bu konuda iki tavsiye öne çıktı. Birincisi tavsiye bankaların varlık kalitesindeki bozulma risklerini nasıl değerlendirildiğine ilişkin kamuoyuna düzenli bilgilendirilmesi oldu. İkinci tavsiye ise Türkiye Rekabet Kurumu’nun kamu ve özel     bankalar arasındaki rekabet ile kamu ve özel bankalardan borçlanan şirketler arasındaki rekabet üzerine analiz ve değerlendirmelerinin finans sektörü politikalarınca aktif olarak      kullanılması oldu.

SALGINA KARŞI SOSYAL VE EKONOMİK DESTEKLERE DAİR ÖNERİLERİ

OECD Türkiye’de koronavirüs salgınına karşı alınan sosyal ve ekonomik desteklere ilişkin önerileri dört başlıkta toplandı. Bu kapsamda, Türkiye’de işçilerin ve kuvvetli bir temele sahip firmaların geçici olarak etkilenmiş alanlarda desteklenmesi tavsiye edilirken, kısıtlı bir süre için hedeflenmiş ödeneklerin, tavizli kredilerinin ve yoksulluk riski bulunan hanelere tek seferde yapılan ödemelerin yerini alması önerildi. Ayrıca 15-24 yaş aralığındaki işçi ve işveren bütün çalışanları kapsayacak geçici bir süre için bir sosyal güvenlik katkı payı muafiyetinin sağlanması ve mesleki eğitimi güçlendirmeye devam edilmesi tavsiye edildi.

OECD’NİN GELECEĞE DAİR BEKLENTİLERİ

OECD öneri ve tavsiyelerin değerlendirilip çeşitli reformların yapılması durumunda makroekonomik göstergelerde yükseliş olacağını fakat bunun kademeli gerçekleşeceğini öngörürken, yıllık ekonomik büyüme, enflasyon, dış ticaret, işsizlik, devlet harcamaları ve bütçe dengesi gibi makroekonomik göstergelere dair kurumun 2021 ve 2022 beklentilerini de açıkladı.

OECD geçtiğimiz yılın 2. yarısında yayınladığı raporda tek dalga senaryosunda 2021 ekonomik büyümesinin yüzde 4,3 olacağını tahmin ederken 2. dalga senaryosunda da 2 olarak öngörüyordu. Son rapora göre salgının etkisini arttırmasına rağmen bu tahmin yüzde 2,6 oranına yükseldi. Tek dalga senaryosunda yüzde 14,2 olan OECD 2021 işsizlik oranı tahmini, 2. dalga senaryosunda yüzde 16,1’di. Son açıklanan raporda ise bu beklenti yüzde 13,7’ye düştü.

Türkiye’nin dış borçlarına göre gelecek beklentilerinin de 5 farklı senaryo üzerinde okunduğu raporda, yaşanacak döviz kuru şoku, faiz oranı şoku, cari işlemler hesabı şoku ve risk  pirimi şoklarına göre Türkiye’nin dış borcunun GSYH oranı değişeceği açıklandı.

OECD raporunda, makroekonomik simülasyonların, reform paketlerinin hayata geçirilmesi halinde, Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Milli Hasılası’nın (GSYİMH) 10 yılda yüzde 10  artmasına yol açacağını gösterdiği aktarıldı.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bostancı escort ankara escort bayan avcılar escort esenyurt escort istanbul escort beylikdüzü escort izmir escort