Yunanistan’ın ‘ses topu’ uygulaması çevreye zarar veriyor

Yunanistan, geçtiğimiz günlerde Meriç sınır bölgesine taşınabilir, güçlü ses dalgaları yayabilen iki adet LRAD sistemi yerleştirmişti. Göçmenlerin geçişlerini engellemek gerekçesiyle Türkiye sınırına çok yüksek ses çıkaran “ses topu” yerleştirilmesine Yunanistan ve ülke dışından gelen tepkiler devam ediyor.

Yetkililer, Yunanistan’ın sığınmacılara karşı çağdışı müdahaleleri gündemde sıcaklığını korurken “ses topu” kullanımının Türkiye- Yunanistan sınırına yakın bölgelerdeki yabani hayat kadar büyükbaş ve küçükbaş hayvanları da olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.

Orta ve uzun vadede başta kuş habitatı olmak üzere Meriç boyunca doğal hayatın narin yapısının ve çevresel denge ile tarımsal faaliyetlerin ses topu kullanımıyla bozulma riski yetkilileri endişelendiriyor. Yetkililer, Yunanistan’ın kullandığı LRAD sisteminin genelde askeri amaçlarla kullanıldığını, insanlar üzerinde kullanıldığında çeşitli sağlık sorunlarına neden olabildiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

“Yunanistan’ın sığınmacılara yönelik insani muamele ve AB değerleri ile taban tabana zıt şiddet uygulamalarının bir yenisi olan ‘ses topu’ kullanımı, AB yetkililerini de ciddi ölçüde rahatsız etmiş ve AB Yunanistan’dan açıklama istemişti. Yunanistan her zamanki tavrı ile uygulamasının haklı olduğunu savunarak destek beklerken, AB ses topunu ‘tuhaf bir yöntem’ değerlendirmesiyle eleştirmişti. Ses topu uygulaması Yunan polislerinin de tepkisine neden olmuştu.

Polis İnisiyatifi isimli polis sendikası, söz konusu cihazların İsrail’de Filistinlilere karşı kullanıldığını belirterek, ‘tüm meslektaşlarını, bu teknolojik silahların kimi hedef aldığını düşünmeye davet ettiklerini’ ifade etmişti. Dünyada daha çok askeri amaçlarla kullanılan LRAD sistemleri, insanlar üzerinde kullanıldığında yön duygusunun yitirilmesine, işitme kayıplarına ve dayanılmaz ıstıraplara neden oluyor

. LRAD kullanımı sonucu uzun vadeli sonuçlar doğurabilen sağlık sorunlarına yol açtığı biliniyor. Sığınmacılara yönelik baskı ve caydırma yöntemlerinin giderek şiddetlenmesi, uluslararası toplumun insan haklarına saygı çağrılarını Yunanistan’ın hiçe saydığının ve yakın dönemde sığınmacılara yönelik insanlık dışı muamelelerini sürdüreceğinin bir göstergesi olarak yorumlanabilir” dedi.

Utku Şimşek

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir